Orta yüz bölgesi yaşlanmanın kendisini özellikle hacim kaybı olarak gösterdiği bir alandır. Orta yüz ile göz altı birbirleri ile ilintili olmasına rağmen orta yüz dolgusu olarak göz altı ışık dolgusu ile aynı kalınlıkta dolgu uygulanmaz. Orta yüzde derin bölgede işlem yapıldığı için 3. kalınlıkta dolgu yapılabilir. Dolgu uygun hastada elmacık kemikleri üzerine doğru da yayılabilir. Ancak burada yüzü istenmeyen şekilde genişletmemeye dikkat etmek gerekir. Bu bölgenin dolgusunda önemli olan optimum miktarda yapmaktır. Aksi halde fazla miktarda yapıp orta yüzü şişirip sarkıklığı dolgu ile tedavi etmeye çalışmak doğal olmayan şişik maske gibi bir yüzle sonuçlanır. Kanül denilen özel ucu künt çubuklar ile uygulanır.

HYALURONİK ASİT DOLGULARIN ETKİ SÜRESİ NE KADARDIR?
Hyaluronik asit dolguların etkinlikleri ortalama 6-24 ay arasında değişmektedir. Etki süresini belirleyen iki önemli faktör söz konusudur. İlki yapılan dolgunun içerdiği çapraz bağ miktarı ve hyaluronic asit konsantrasyonu yani bir nevi kalınlığıdır. Dolgu kalınlığı arttıkça etki süresi ve sertliği de artar. Kalınlık olarak hyaluronik asit dolgular 4 kalınlıkta (1 en ince ve yumuşak , 4 en kalın ve sert) sınıflanabilir. Daha kalın ve sert dolgular çene gibi derin dokulara yapılabilirken daha ince ve yumuşak dolgular göz altı gibi yüzeysel bölgelere yapılabilmektedir. Yüzeysel bölgeye kalın dolgu yapılması uygun değildir zira dolgu belirgin olabilir. Göz altı bölgesine uygulanan en ince dolgular ortalama 9 ay, dudak bölgesine uygulanan biraz daha kalın dolgular ortalama 12 ay, orta yüz bölgesine uygulanan dolgular ortalama 18 ay, çene bölgesine uygulanan en kalın dolgular ise 24 aya kadar kalıcılık sağlayabilmektedir. Ancak bu rakamlar insanların tamamı değil, çok büyük bir kısmı için geçerlidir. Çok az bir kısmında bu süreler daha uzun ya da daha kısa olabilir. Bunun nedeni ise şöyledir; hyaluronik asit her gün gözümüzden eklemlerimize kadar hemen hemen vücudumuzdaki tüm dokularımızda defalarca sentezlenip defalarca yıkılan bir bağ dokusu elemanıdır. Yıkılması hyluronidaz isimli bir enzim vasıtası ile olur. Dışarıdan verilen dolgular da aynı mekanizma ile yıkılmaktadır. O nedenle bu enzimin çalışma hızı dışarıdan verilen dolgunun kalıcılık süresini değiştirebilmektedir. Yani enzim aktivitesi yüksek olan hastalarda dolgu biraz daha erken, enzim aktivitesi düşük olan hastalarda ise dolgu biraz daha geç yıkılabilir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere bu durum insanların az bir kısmı için geçerlidir.
HYALURONİK ASİT DOLGULARIN ETKİ SÜRESİ UZATILABİLİNİR Mİ?
Kozmetik alanında kullanılan mor pirinç özü içeren krem ve serumların dokudaki hyaluronidaz enzimini baskılayarak dokunun kendi hyaluronik asit seviyesini yükselttiğine dair çalışmalar mevuttur. Aynı mantık ile dolgu sonrası, dolgunun yıkılmasını geciktirmek için bu ürünler kullanılabilir.
DOLGU UYGULAMASI AĞRILI BİR İŞLEM MİDİR?
Uygulama öncesi dolgu yapılacak alan temizlenip bir anestetik krem sürüldükten sonra 30 dakika uyuşması beklenir. Uygulama sırasında ise hastanın maksimum konforu için lokal anestetik (bölgesel uyuşturucu) içeren dolguların kullanılması tercih edilir. Bu sayede çoğu hasta için işlemler oldukça konforludur.
DOLGULAR ERİTİLEBİLİR Mİ?
Hyaluronik asit dolgular evet eritilebilir. Ancak eritme işlemi risk yaratan acil haller dışında önerilmemektedir. Zira eritme ile sağlam dokudaki hyaluronik asit miktarında da geçici de olsa azalma gözlenebilir.