DOLGULAR NE AMAÇLA KULLANILIR?
Dolgular derideki kırışıklıkların tedavisi, çeşitli alanlara hacim vermek ya da şekil kazandırmak amacıyla üç temel şekilde kullanılırlar. Yüz bölgesindeki en sık kullanım sebeplerinden birisi dudak, alın, çene gibi bölgelere şekil ve hacim kazandırmaktır. Bir diğer kullanım alanı ise yaşlanmanın belirtilerini azaltma üzerinedir. Yaşlanma ile beraber yüzün çeşitli bölgelerinde şu değişiklikler görülür;
- • Göz altı alanda çukurlar oluşabilir.
- • Burun kenarlarında nazolabial oluk (hüzün çizgisi) olarak da adlandırılan ve dudak kenarlarına doğru uzanan oluklar oluşabilir.
- • Dudak kenarlarından çeneye doğru uzanan (marionette) oluklar oluşabilir.
- • Alın bölgesinde kas hareketlerinin fazlalığı nedeni ile deride enine kırıklar oluşur.
- • Kaş arasında çatma kaslarının fazla hareketi nedeni ile deride dikey kırıklar oluşabilir.
- • Orta yüz ve şakaklar hacim kaybeder.
- • El üzerinde hacim kaybı gerçekleşir ve tendonlar belirginleşir.
HYALURONİK ASİT DOLGULAR:
Dolgu maddeleri arasında Dünya’da en sık kullanılan ve diğerlerine göre daha güvenli kabul edilenlerdir. Hyaluronic asit, vücutta birçok dokuda doğal olarak bulunan bir maddedir. Deri ve deri altı dokusunun tabakalarında su tutarak cildimizin hidrasyonunu iyi bir düzeye getirmeye de hizmet etmektedir. Bu güçlü nemlendirici bağ dokusu ajanı, yaşın ilerlemesiyle birlikte azalmaya başlar. Bu nedenle, cilt kurur, zayıflar ve kırışıklıklar ortaya çıkar. Bu grup ürünlerin yabancı cisim reaksiyonları diğer grup dolgulara göre çok daha azdır.
Bu gruptaki ürünler sentezlenmelerine göre monofazik ve bifazik olarak ikiye ayrılabilir. Monofazik olanlar biraz daha sert olup doku kaynaşması bifazik olanlara göre daha azdır. Bifazik olanların ise doku kaynaşması daha iyi olup, daha doğal ve yumuşak sonuçlar verirler. Bu nedenle FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) onaylı bifazik ürünler tercih sebebidir. Hyaluronic asit uygulamalarının yüzdeki çöküntü ve kırışıklıklar üzerine olan etkileri, işlemin uygulanması ile anında görülebilmektedir. Öte yandan tekrarlayan hyaluronic asit uygulamaları cildin doğal kollajen üretimini de arttıracağı için kırışıklıkların sayı ve derinliğinin kalıcı olarak azalmasına da neden olur.

HYALURONİK ASİT DOLGULARIN ETKİ SÜRESİ NE KADARDIR?
Hyaluronik asit dolguların etkinlikleri ortalama 6-24 ay arasında değişmektedir. Etki süresini belirleyen iki önemli faktör söz konusudur. İlki yapılan dolgunun içerdiği çapraz bağ miktarı ve hyaluronic asit konsantrasyonu yani bir nevi kalınlığıdır. Dolgu kalınlığı arttıkça etki süresi ve sertliği de artar. Kalınlık olarak hyaluronik asit dolgular 4 kalınlıkta (1 en ince ve yumuşak , 4 en kalın ve sert) sınıflanabilir. Daha kalın ve sert dolgular çene gibi derin dokulara yapılabilirken daha ince ve yumuşak dolgular göz altı gibi yüzeysel bölgelere yapılabilmektedir. Yüzeysel bölgeye kalın dolgu yapılması uygun değildir zira dolgu belirgin olabilir. Göz altı bölgesine uygulanan en ince dolgular ortalama 9 ay, dudak bölgesine uygulanan biraz daha kalın dolgular ortalama 12 ay, orta yüz bölgesine uygulanan dolgular ortalama 18 ay, çene bölgesine uygulanan en kalın dolgular ise 24 aya kadar kalıcılık sağlayabilmektedir. Ancak bu rakamlar insanların tamamı değil, çok büyük bir kısmı için geçerlidir. Çok az bir kısmında bu süreler daha uzun ya da daha kısa olabilir. Bunun nedeni ise şöyledir; hyaluronik asit her gün gözümüzden eklemlerimize kadar hemen hemen vücudumuzdaki tüm dokularımızda defalarca sentezlenip defalarca yıkılan bir bağ dokusu elemanıdır. Yıkılması hyluronidaz isimli bir enzim vasıtası ile olur. Dışarıdan verilen dolgular da aynı mekanizma ile yıkılmaktadır. O nedenle bu enzimin çalışma hızı dışarıdan verilen dolgunun kalıcılık süresini değiştirebilmektedir. Yani enzim aktivitesi yüksek olan hastalarda dolgu biraz daha erken, enzim aktivitesi düşük olan hastalarda ise dolgu biraz daha geç yıkılabilir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere bu durum insanların az bir kısmı için geçerlidir.
HYALURONİK ASİT DOLGULARIN ETKİ SÜRESİ UZATILABİLİNİR Mİ?
Kozmetik alanında kullanılan mor pirinç özü içeren krem ve serumların dokudaki hyaluronidaz enzimini baskılayarak dokunun kendi hyaluronik asit seviyesini yükselttiğine dair çalışmalar mevuttur. Aynı mantık ile dolgu sonrası, dolgunun yıkılmasını geciktirmek için bu ürünler kullanılabilir.
DOLGU UYGULAMASI AĞRILI BİR İŞLEM MİDİR?
Uygulama öncesi dolgu yapılacak alan temizlenip bir anestetik krem sürüldükten sonra 30 dakika uyuşması beklenir. Uygulama sırasında ise hastanın maksimum konforu için lokal anestetik (bölgesel uyuşturucu) içeren dolguların kullanılması tercih edilir. Bu sayede çoğu hasta için işlemler oldukça konforludur.
DOLGULAR ERİTİLEBİLİR Mİ?
Hyaluronik asit dolgular evet eritilebilir. Ancak eritme işlemi risk yaratan acil haller dışında önerilmemektedir. Zira eritme ile sağlam dokudaki hyaluronik asit miktarında da geçici de olsa azalma gözlenebilir.
DOLGU UYGULAMA ALANLARI ve NEDENLERİ NELERDİR?
Hyaluronik asit dolguların yukarıda anlattığımız 4 kalınlıkta sınıflaması (1 en ince ve yumuşak, 4 en kalın ve sert) ile aşağıdaki uygulama bölgelerinde eşleştirme yapacağız.